Bilgilerinizi paylaşın, ekibimiz kısa süre içinde sizinle iletişime geçsin.
Tüp mide sonrası reflü, bazı hastaların iyileşme döneminde, bazılarının ise ameliyattan aylar hatta yıllar sonra yaşayabildiği bir sorundur. Birçok kişi tüp mide ameliyatı sonrasında genel sağlığında belirgin bir iyileşme yaşasa da midenin yapısındaki değişiklikler asit reflü olasılığını artırabilir veya daha önceden var olan gastroözofageal reflü hastalığını (GÖRH) kötüleştirebilir.
Asit reflü, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkar. Mide yanması, göğüste rahatsızlık hissi, ağızda ekşi tat, kronik öksürük veya yutma güçlüğü gibi belirtilere yol açabilir. Bazı hastalar yalnızca erken iyileşme döneminde hafif şikâyetler yaşarken, bazılarında reflüyü kontrol altına almak için uzun süreli yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaç tedavisi gerekebilir.
Tüp mide ameliyatı sonrasında reflü gelişip gelişmeyeceğini birçok faktör belirler: cerrahi teknik, ameliyat öncesinde var olan reflü hastalığı, yeme alışkanlıkları, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı. Neyse ki hastaların çoğunda beslenme düzenlemesi, kilo kaybı, ilaç tedavisi ve düzenli kontrollerle şikâyetler belirgin şekilde azalır.
AYT Clinic Antalya'da deneyimli obezite cerrahlarımız, ameliyat önermeden önce her hastanın tıbbi geçmişini dikkatle değerlendirir. Belirgin reflü şikâyeti olan hastalar için tüp mide, gastrik bypass veya başka bir obezite cerrahisi yönteminden hangisinin en uygun olduğu kişiye özel olarak belirlenir.
Bu rehberde tüp mide ameliyatı sonrasında reflünün neden ortaya çıkabileceğini, şikâyetleri nasıl azaltabileceğinizi, tedavi seçeneklerini ve ne zaman doktora başvurmanız gerektiğini bulacaksınız.
Reflünün ortaya çıkmasında birden fazla faktör rol oynayabilir.
Sık görülen nedenler:
Mide içindeki basıncın artması
Midenin yapısındaki değişiklikler
Ameliyat öncesinde var olan reflü hastalığı (GÖRH)
Mide fıtığı (hiatal herni)
Çok hızlı yemek yemek
Büyük porsiyonlar
Bazı yiyecekler
Tüp mide ameliyatı olan her hastada reflü gelişmez.
Belirtiler şunları içerebilir:
Mide yanması
Göğüste yanma hissi
Ağızda ekşi tat
Yiyeceklerin ya da asidin ağza geri gelmesi (regürjitasyon)
Yutma güçlüğü
Kronik öksürük
Ses kısıklığı
Geçmeyen şikâyetler mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Bazı yiyecekler şikâyetleri artırabilir.
Örnekler:
Acılı yiyecekler
Kızartmalar
Çikolata
Kahve
Alkol
Gazlı içecekler
Turunçgiller
Domates bazlı soslar
Her hasta kendi tetikleyicilerini tanımalıdır. Ameliyat sonrası beslenmede dikkat edilmesi gerekenler için tüp mide sonrası kaçınılması gereken yiyecekler rehberimize de göz atabilirsiniz.
Basit değişiklikler çoğu zaman reflü şikâyetlerini hafifletir.
Öneriler:
Az ve sık yiyin
Yavaş yiyin
Gece geç saatlerde yemek yemekten kaçının
Yemekten sonra dik durun, hemen uzanmayın
Verdiğiniz kiloyu koruyun
Sigarayı bırakın
Tetikleyici yiyeceklerden uzak durun
Evet.
Birçok hasta şu ilaçlardan fayda görür:
Proton pompası inhibitörleri (PPI'lar)
H2 reseptör blokerleri
Antasitler
İlaçlar her zaman cerrahınızın veya doktorunuzun önerisine göre kullanılmalıdır.
Aşağıdaki durumlardan birini yaşarsanız doktorunuza başvurun:
Şiddetli reflü
Yutma güçlüğü
Geçmeyen kusma
Göğüs ağrısı
Açıklanamayan kilo kaybı
İlaçlara rağmen düzelmeyen şikâyetler
Evet.
Şiddetli reflü hastalığı olan hastalarda gastrik bypass, reflü şikâyetlerini çoğu zaman azalttığı için tüp mideden daha iyi bir seçenek olabilir.
Obezite cerrahınız, tıbbi geçmişinize göre size en uygun yöntemi önerecektir. İki yöntemin ayrıntılı karşılaştırması için tüp mide mi gastrik bypass mı yazımızı okuyabilirsiniz.
Bazı hastalarda görülebilir; özellikle ameliyattan önce reflü şikâyeti olanlarda daha sıktır.
Birçok hastada iyileşme ilerledikçe ve sağlıklı yeme alışkanlıkları oturdukça şikâyetler azalır.
Kahve bazı kişilerde reflüyü artırabilir.
İyileşme döneminde bu konuyu obezite cerrahisi ekibinizle konuşun.
Sağlıklı yeme alışkanlıklarını sürdürmek ve tetikleyici yiyeceklerden kaçınmak şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilir.
Hayır.
Bazı hastaların ilaca ihtiyacı olurken, bazıları şikâyetlerini yalnızca yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alabilir.
Tüp mide sonrası reflü sık karşılaşılan bir sorundur; ancak çoğu durumda sağlıklı yeme alışkanlıkları, yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve düzenli kontrollerle başarıyla yönetilebilir. Belirtilerinizi tanımak ve gerektiğinde erkenden doktora başvurmak, olası komplikasyonları önlemeye ve yaşam kalitenizi artırmaya yardımcı olur.
AYT Clinic Antalya'da deneyimli obezite cerrahlarımız her hastayı ameliyat öncesinde dikkatle değerlendirir ve uzun vadeli sindirim sağlığını desteklemek için kapsamlı bir ameliyat sonrası bakım sunar. Kişiye özel tedavi planları ve sürekli takip ile hastalarımızın güvenli, kalıcı ve başarılı bir şekilde kilo vermesine yardımcı oluyoruz.
Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı
AYT Clinic Antalya, Türkiye'nin önde gelen obezite cerrahisi kliniklerinden biridir ve tüp mide, gastrik bypass, mini gastrik bypass, revizyon obezite cerrahisi, SADI-S, metabolik cerrahi ve kişiye özel kilo verme programları konusunda uzmanlaşmıştır. Deneyimli obezite cerrahlarımız, uluslararası akreditasyona sahip hastanelerde tedavi sunar; çok dilli hasta koordinatörleri, kişiye özel beslenme planları, havalimanı transferi, konaklama ve kapsamlı uzun vadeli takip ile hastalarımızın güvenli ve kalıcı şekilde kilo vermesine destek olur.
AYT Clinic, Antalya, Türkiye'de bulunan önde gelen plastik cerrahi ve medikal turizm kliniklerinden biridir; uluslararası hastalara yüz germe, burun estetiği, göğüs cerrahisi, liposuction, karın germe, saç ekimi ve obezite cerrahisi paketleri sunmaktadır.
Randevu Al
Merkez: Talatpaşa Boulevard No: 113-9, Hacettepe Mahallesi, Altındağ / Ankara, Türkiye
İrtibat: Çalkaya Falezleri Cad. No:2 Daire : 8 Altıntaş /Aksu/Antalya
E-posta Gönder: [email protected]
Bizi Arayın: +90 850 888 6898